GALİBİLİK
Galibi Tarikatı (Galibilik): Kadiri ve Rufai tarikatlarının birleşiminden doğan, Muhammedi Tasavvufun bir koludur. Peygamberinin getirdiği ahkam dan ayrılmadan, zamanın haramiyeti belli olanların dışında, medeniyet ve teknolojiyi Tasavvufi bir anlayış içerisinde dinin vazgeçilmezi kabul eden H.Galip Hasan Kuşçuoğlu'nun, Kuran ve Hakikatten ayrılmadan, Emri İlahiler ışığında, Asrın idrakı ile, Dini anlayış ve dünyayı görüşüne göre, 21.yüzyılda sistemleştirdiği; mezheb olarak Hanefi, meşrep olarak Alevi olan Muhammedi bir tarikattır.

EĞER FORUMUZA KAYITLI DEĞİLSENİZ KAYIT OL SEKMESİNE TIKLAYARAK 1 DAKİKA İÇİNDE KAYIT OLUN . FORUMUMUZDAN SINIRSIZ YARARLANMAK VE PAYLAŞIMLAR YAPABİLMEK İÇİN SİZLERİ BEKLİYORUZ . ÜYEYSENİZ GİRİŞ YAP SEKMESİNDE FORUMA GİREBİLİRSİNİZ .

GALİBİLİK (http://www.fraternitypage.net)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

GALİBİLİK (http://www.fraternitypage.net)

Mesaj  YUSUF Bir Çarş. Mayıs 12, 2010 1:21 pm

Ağustos 1993 tarihinde manevi meclisin kararı ile Kadiri ve Rufai tarikının rahmet zuhuru birleşimi “Galibi” olarak kol lutfedildi. O mecliste bulunan ALLAH’ın rahmet sıfatlarının tecelli ettiği yol bahtiyarları Gavsu’l-azam Seyyit Abdulkadir Geylani, Seyyit Ahmede’r-Rufai, Şeyh Ahmet Yesevi, Şeyh Ahmed Kuddusi, daha nice manevi büyüklerimiz tebliğleri ile hayli kişilerin manalarında da zuhuru görülmüş.ve dosyada mevcuddur Rabbım layık kılsın ve bütün kullarına istifade etmelerini nasip eylesin. Amin. Rabbımın lutf u ihsanı olarak “Galibilik” kolu verildi.

ALLAH ve Resulüne inanan insanlar için zevk alsınlar, bilsinler ki, maksad-ı ilahi yalnız madde değil. Bu abd-i aciz bazı manevi tecelliyat ve görgüleri az da olsa açıklamaya çalışıyorum. Beşer ölçüsüne göre açıklamalarda dün varlık ve riya olur korkusu galipti. Zaman zaman bu türlü gizliliğin inanan insanlara zarar verdiğini gördüm. İnsanların anlayacakları ölçüde ehlinin anlatması gerekli. Çünkü küfür bütün çıplaklığı ile meydana döküldü. bilenler rahmeti ilahiyeyi hala bildiğimiz kadarı ile anlatmıyacakmıyız .

“Biz arza nice ayetler indirdik” yeryüzündeki gökteki ayetleri lutfu ilahi ile az çok okuyup zevkini alanlar bu ayetlerden bahsedemiyecekmi ehli bu yönlü manevi ilimlerini gene kabremi götürecekler o mana ilmi dünya için gerekli kılınmış eşyayı yerinde kullanmayı bildiğin gibi metafizik olan manayıda yerinde kullanamıyacakmıyız? kullanma yeri dünyadır gafil olmayalım !...

Maddenin felsefesini yaptıkları gibi manayı da, ALLAH’a tazarru niyaz ederek, samimiyetle tefekkür etsinler. Gerçeği görecek ve yaşayacaklardır. Bu türlü manevi yolun kadrini, kıymetini idrak eden kemalatlı kullarına dahil olacaklardır, inşallah.
Kendi kendine, yalvararak ve ürpererek yüksek olmayan bir sesle sabah akşam Rabbını zikret, gafillerden olma. ( A’raf Suresi, 205 ).

Ehl-i zikrin sabah akşam virt edinmelerini buyurduğu gibi, duygusuzca olmayıp zikirle beraber tazarru ve niyazı terk etme. Havf u reca üzere ol. Hafi, senin kulağının duyacağı kadar. İşte o zaman rahmet-i ilahinin zuhuru ile aczinin, zaafının mahsulü rahmet-i ilahinin tecellisi ile ürperti zuhur edecek. Miracın ilk safhasıdır. O hali ne kadar muhafaza edebiliyorsan kemalattır. Manevi haller kişinin elinde olmayıp kudret-i ilahinin yedindedir.

MERHAMET VE RAHMETİ BOL, EŞİ, BENZERİ OLMAYAN KUDRET-İ İLAHİ, BÜTÜN ALEMDEKİ VARLIĞIN HER ZERRESİ MÜHR-Ü İLAHİ OLDUĞU GİBİ, BU ABD-İ ACİZİN YAZMAYA ÇALIŞTIĞIM, HAYATIMDA NAMÜTENAHİ ZUHURUNA ŞAHİT OLDUĞUM METAFİZİK KİTABA MADDENİN VE MANANIN ÇÖZEMEDİĞİ, ÇÖZEMEYECEĞİ SIRR-I İLAHİ, HAZRET-İ ALLAH AŞİKAR MÜHÜR BASTI !..



Hazret-i ALLAH’ın rahmetine, lütuf ve taltifine her an muhtacız. Ukalalık etmiş olmayayım, manevi vazifem ve ALLAH’ın varlığına, peygamber efendilerimizin ALLAH’ın elçileri olduğuna kül olarak Amentü’nün anlamında hiç inanç boşluğu yok. Hamdederim.

Hayatım boyu bu abd-i aciz etkisinden kurtulamadığım, Rabb’ımın lütfu ihsanı olan manevi vazifem ve zevkimle yaratanıma yakınlığımı yudum yudum, nefes nefes yaşantım boyunca yaşadım ve yaşıyorum. Manevi zevkin tecellisi ile maddemi ve manamı ihya edenin rahmet-i ilahi olduğuna şüphem yok!

Rahmeti ilahiden soyutlanmış bir hayatın madde ve manasının o ademde ceset olsa da değişmiyor. Gerçek ölümün bu manasız ölüm olduğunu gördüm, yaşadım, biliyorum. Rahmet-i ilahiden dışlanmak korkusu en büyük korkum ve ızdırabım.

Dünya hayatımın madde ve manasında o kadar çok metafizik zuhurat ve tecelliler var ki!... Bütün beşere göstermek vazife ve arzumun tahakkukunda zorlanıyorum.

Abd-i aciz yazmaya çalıştığım kitapçığa Hazret-i ALLAH kudret mührü bastı. Bilgisayar ve printer vesile idi. Onlardan zerre kadar uğraşı olmadı. Teknolojiye aşina kişilerin de gözleri önünde açık zuhuru onları da bu rahmet-i ilahi olaya şahit kıldı. Mührün orjinali tetkike her zaman uzman meraklılarını bekliyor. Olay teknolojinin üstünde, bilinç altı izah bekliyor.

Nasıl izah ve ifade edeceğim, bu hususta da Rabb’ıma sığınıyorum. İzahını da Rabb’ımdan halk etmesini bekliyorum, amin.

Bir aydır tekniğin otoriteleri zevkle çalışıyorlar. Fiziki izahında hiç mesafe alamadılar, alamayacaklar da!... ALLAH cümlesinden razı olsun, küstahlık olmaz ise bu olayın beşeri ilgilendirecek kadarının bilincini de Hazret-i ALLAH’tan aczimle rica ediyorum. Bu arzu ve ricamı bazı tembel kullarının tevekkül maskesine sığınarak takındıkları küstahça tavırlara benzetmeyesin.

Hazret-i ALLAH cevheri yaratmış, a’razı da yaratmış. Anlamı suyu ve toprağı yarattı, ikisini karıştırıp kerpici sen yapacaksın. Sakın Hazret-i ALLAH’a “kerpici de yap” demeyesin. ALLAH’a karşı küstahlık olur. Kulluk vazifeni bil. Emr-i ilâhilerinin teferruatına elçilerini vazifeli kılmış. Diyemezsin ki “ben elçi filan tanımam. Zatının izahı bana yeter.” Bütün alem rahmet-i ilahilerle bezenmiş. Dünyada beni Adem’i muktedir ve irade sahibi eylemiş. Güzelliklere aşina yaratmış. “Bu dünyayı ben yarattım, sen düzene koyacaksın” hitabı her hadisede zuhur ederken, yılışarak günlük hayatımızda “beni yorma, onu da sen yap” deme. Toplumların idare, sevk ve hareketlerini güzellikler içerisinde, inanç ve akıllarının erdiği kadarı ile mesuliyetini müdrik kişilerin çıkardığı nizamlarla idare edecekken, sakın Hazret-i ALLAH’a “bizi ilgilendirmiyor, onu da sen yap” deme. Terbiyesizlik ve küstahlık olur.

Derviş “hasbünallahu veni’me’l-vekil” (sen alemlerin vekilisin) der. Amma haddini bil. Gücünün yettiği yerde Hazret-i ALLAH senin ne avukatın, ne hizmetçin!.. Cüz-i iradeni unutma. Gülünç oluyorsun. Bu gerçekleri bilmediğinden din anlayışına na-ehli güldürüyorsun...

İşte akıl ve mantığın, fiziki ilmin çözemediği ve çözemeyeceği, incelemeye müsait ve açık metafizik bir olay:

Peygamber Efendimiz ’in doğum gününde bayram ettiğimiz Mevlit Kandili günü 1999 senesi 24 haziran bilgisayarda yazdıklarımı dosyalamak için printra yazdırıyordum. Altmışıncı sayfanın başında çift çizik çerçeve içerisinde -çerçeveler alışa geldiğimiz çerçeve cinsinden değil 12,5 cm boyunda, 12 mm eninde, sarı altın yaldızlı zemin üzerine kırmızı ve yeşil noktacıklarla sayfanın kenarında, üstünde de yukarı kenardan sayfa nizamına ve düzenine uymayan, ekranın ve printrın dahli olmadan, ekranda dahi görünmeden, bir daha yazmak ve yazdırmamıza imkan olmayan, çeşitli renklerle bezenmiş, bazı yerlerine Kur’an-ı Kerim’in nazil olduğu yazı kufi yazıya benzer, çıplak gözle zor görülen esmalarla ve mühürlerle bezenmiş bir logo belirmişti. İzahından teknolojinin ve akılcı dinin aciz kaldığı...



Her ne kılmışsa adalettir, Cenab-ı kibriya,

Her kazaya, her belaya kıl rıza, ALLAH kerim.



İmanına sahip ehl-i imanı bu ve buna benzer zuhurat iman ehli olanları rahatsız etmediği gibi inançlarının zevkine zevk katar.

Olay yüksek tahsil görmüş, mana cilvelerine az çok aşina Mehmet Şen Efendi ve Tarık Küçükkalıpçı Efendilerinde huzurunda zuhur etmiş, Hazret-i ALLAH onları da şahit kılmıştı. O sayfa üzerine hiçbir cihazın dahli olmadan mührün gökten düşer gibi zuhuru o efendileri de hayretler içerisinde bırakmıştı.

Her tarafı kufi yazılarla ve mühürler ile bezenmiş levha üzerine siyah Latince yazı ile akılcı ulemayı şoke edecek Latin yazısı ile bu abd-i acizin kimliğini ve icazetini yazıyor Hazret-i ALLAH c.c. :



H . GÂLİP HASAN KUŞÇUOĞLU

Piri Galibi, Kadirî, Rufai, Galibi Meşayihı, Mutasavvıf
avatar
YUSUF
Admin

Mesaj Sayısı : 248
puan : 10766
Kayıt tarihi : 21/04/10
Yaş : 26
Nerden : ANKARA

http://galibi.postalboard.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz