GALİBİLİK
Galibi Tarikatı (Galibilik): Kadiri ve Rufai tarikatlarının birleşiminden doğan, Muhammedi Tasavvufun bir koludur. Peygamberinin getirdiği ahkam dan ayrılmadan, zamanın haramiyeti belli olanların dışında, medeniyet ve teknolojiyi Tasavvufi bir anlayış içerisinde dinin vazgeçilmezi kabul eden H.Galip Hasan Kuşçuoğlu'nun, Kuran ve Hakikatten ayrılmadan, Emri İlahiler ışığında, Asrın idrakı ile, Dini anlayış ve dünyayı görüşüne göre, 21.yüzyılda sistemleştirdiği; mezheb olarak Hanefi, meşrep olarak Alevi olan Muhammedi bir tarikattır.

EĞER FORUMUZA KAYITLI DEĞİLSENİZ KAYIT OL SEKMESİNE TIKLAYARAK 1 DAKİKA İÇİNDE KAYIT OLUN . FORUMUMUZDAN SINIRSIZ YARARLANMAK VE PAYLAŞIMLAR YAPABİLMEK İÇİN SİZLERİ BEKLİYORUZ . ÜYEYSENİZ GİRİŞ YAP SEKMESİNDE FORUMA GİREBİLİRSİNİZ .

HZ. ALİ (R.A) IN VECİZ BEYANLARI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

HZ. ALİ (R.A) IN VECİZ BEYANLARI

Mesaj  YUSUF Bir Çarş. Mayıs 12, 2010 1:27 pm

Hazret-i Ali ( kerremallahu vechehu ) buyurdular ki : Bir zaman gelir ki, İslamiyyetin ancak ismi kalır. Yalnız adı müslüman ismidir. Başkaca hiç bir ibadet ve taat bilmez. Kur’an’ın da resmi kalır. Manasını bilen ve amel eden kalmaz. Mescitleri tamir ederler. İçinde zikrullah yapılmadığından manen haraptır. İşte o zaman ehlinin şerlileri zamanın ulemasıdır. Fitne bunlardan çıkar. Gene fitne bunlara döner.

Yukarıda geçen ayet-i kerimeyi yansıttığı için yazmadan geçemedim. İsmail Hakkı Hazretleri : “ALLAH’ım bize zikr-i kesir nasip eyle. Küçük ve büyük günahlardan koru.” diye dua etmiştir. Deniyor ki : Mü’minin üç kalası vardır : Birincisi mescit, ikincisi zikrullah ve üçüncüsü Kur’an okumaktır. Mü’min bu üçünden birini yaptığı müddetçe şeytandan korunur. Kal’ada mahfuz kalır.

Kesinkes bilelim ki, veraset yolu ile gelen zikrullah, ibadet ve taat, rahmet, mağfiret.. Mota mot kalıplaşmış yani basmakalıp gösterilmek istenen, hakikatte maddeden öte gidemeyen, madde aleminde zuhuru görülen tecelliyat mana aleminin fer-i ilme’l-yakıyni durumundadır. Ayne’l-yakın ve hakka’l-yakın. Kula nasip olması rahmet-i ilahi olan ve kişinin say-i gayretinde görülen, ihlasla yapılan ibadet ve taatların dünya yaşantısında dahi meyvesini görmek mümkündür. Manevi rehberlerimiz Peygamber efendilerimizle ALLAH’ın kullarına bahşettiği mekarim-i ahlak, ahlak-ı hamide bu türlü rahmet-i ilahiye nail olmak için tertib-i ilahidir. Cüz’i iraden manevi kazanca müsait kılınmış.. Havf u reca üzere ol. İmanın şartı olan Amentü’yü her hal u karda ehli zakir kulların şahsiyetlerinde bariz görmek mümkündür.

Bu türlü rehber insanların diplomaları ALLAH tarafından lutfedilmiş olup zuhuru mana ve zikrullahdır. Hazret-i ALLAH bu toplumların harap edilmemesini emrediyor. Maalesef kevni hakikatlerden öte gitmeyen felsefeci ilim sahipleri alimler gerçekleri Kur’an’da bariz görseler de kabul etmeleri akılcı dinlerine ters düşer. Kendilerini haklı görmek için bazı yeterli bilgileri olmayan, iradeden başka bir şeyi düşünemeyen, mürşidine yeteri kadar manevi yakınlık duymayıp küfürle iman arasında bocalayan ehl-i tarik onlar için bulunmaz malzemedir. Bu mevzuda yanlış yaptıklarını yeri geldikçe anlatmaya çalışacağım, inşallah.
avatar
YUSUF
Admin

Mesaj Sayısı : 248
puan : 10754
Kayıt tarihi : 21/04/10
Yaş : 26
Nerden : ANKARA

http://galibi.postalboard.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz