GALİBİLİK
Galibi Tarikatı (Galibilik): Kadiri ve Rufai tarikatlarının birleşiminden doğan, Muhammedi Tasavvufun bir koludur. Peygamberinin getirdiği ahkam dan ayrılmadan, zamanın haramiyeti belli olanların dışında, medeniyet ve teknolojiyi Tasavvufi bir anlayış içerisinde dinin vazgeçilmezi kabul eden H.Galip Hasan Kuşçuoğlu'nun, Kuran ve Hakikatten ayrılmadan, Emri İlahiler ışığında, Asrın idrakı ile, Dini anlayış ve dünyayı görüşüne göre, 21.yüzyılda sistemleştirdiği; mezheb olarak Hanefi, meşrep olarak Alevi olan Muhammedi bir tarikattır.

EĞER FORUMUZA KAYITLI DEĞİLSENİZ KAYIT OL SEKMESİNE TIKLAYARAK 1 DAKİKA İÇİNDE KAYIT OLUN . FORUMUMUZDAN SINIRSIZ YARARLANMAK VE PAYLAŞIMLAR YAPABİLMEK İÇİN SİZLERİ BEKLİYORUZ . ÜYEYSENİZ GİRİŞ YAP SEKMESİNDE FORUMA GİREBİLİRSİNİZ .

ALLAH'IN İSMİ BOL BOL ZİKREDİLEN MANASTIRLAR, KİLİSELER, HAVRALAR VE MESCİDLER BİZİM RAHMETİMİZ OLMASA İDİ YIKILIR GİDERDİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

ALLAH'IN İSMİ BOL BOL ZİKREDİLEN MANASTIRLAR, KİLİSELER, HAVRALAR VE MESCİDLER BİZİM RAHMETİMİZ OLMASA İDİ YIKILIR GİDERDİ

Mesaj  YUSUF Bir Ptsi Mayıs 17, 2010 11:39 pm

Onlar başka değil sırf “Rabbımız ALLAH” tır” dedikleri için, haksız yere yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer ALLAH bir kısım insanları diğer bir kısmı ile def edip önlemese idi mutlak surette içlerinde ALLAH’ın ismi bol bol zikredilen manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler yıkılır giderdi. ALLAH kendisine yardım edenlere muhakkak surette yardım eder. Hiç şüphesiz ALLAH güçlüdür, galiptir. ( Hac Suresi, 40 )

Ne acıdır ki, ALLAH’ın sonsuz rahmetini idrak edip, manevi gıdasını, zevkini, imanın tecellisini zikrullahta bulan, mutmain olarak dünya ve ahiretin zevkini rahmet-i ilahiye yakınlığı ile idrak eden, havf u reca üzre hayatını idame ettiren bahtiyar kullar tarih boyu horlanmış, küçümsenmiş. Rahatsız edildikleri yetmiyormuş gibi zaman zaman yurtlarından da çıkarıldıklarını Hazret-i ALLAH bildiriyor. Ehl-i tevhide karşı kötülük yapanların kötülüklerini bir kısım insanlarla defedip önlemese idi, Hazret-i ALLAH’ın bol bol zikredildiği manastırlar, kiliseler, havralar, mescitler yıkılır giderdi : “Bazı kullarımı bu türlü rahmetimin idamesi için yarattım. Onlar ALLAH’ın yardımcıları ve dinlerinin de hizmetkarıdırlar. ALLAH da onlara yardım eder. Şüphesiz ALLAH güçlüdür, galiptir.”

ALLAH’a inandığını söyleyen muhterem kardeşim, hakikatte nefsani ve emr-i ilahi karşısında akılcı ölçülerini lütfen bırak da, Hazret-i ALLAH ne buyuruyor ? kulak ver. ALLAH’ın varlığına yeteri kadar inanmadınsa bu hakikatleri göz görmez, kulak duymaz. Kalp bu gerçeği düşünemez. Zira Hazret-i ALLAH “gazap mührü ile mühürledim” buyurdu. Rahmet-i ilahi : O mührü gene biz açarız” buyurdu. Bu hastalığın devası zikrullahla, tövbe istiğfardır. Rahmet-i ilahi bu kapıyı kıyamete kadar açık tutuyor. “Kur’an’ı yaşıyorum” diye kendini aldatıyorsun. “Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz.” Laf ebeliğini bırak. Derviş Yunus’a kulak ver :

Gaflet ile "Hakk'ı buldum" deyenler, Er yarın Hak divanında bell'olur.

Anlamını belirtmeye çalıştığımız Hac Suresi 40. ayet-i celileyi hala anlamak istemiyorsan, bütün dini mabetleri bencillikle horluyor, ALLAH’ın zikrinin yapıldığı her yeri tahrif etmeye, ehl-i zikri zikrullahtan men etmeye yelteniyorsan “bu ayet senin için inzal olmuş” dersem doğru söylemiş olmuyor muyum ?..

Peygamberimiz Efendimiz ( s.a.v. ) buyurdular ki : ALLAH’ı zikreden diri, zikretmeyen ölüdür. ALLAH’ın zikri olan ev diridir, zikir olmayan ev ölüdür. Sakın ha ! Alışkanlık haline gelen, zikrullaha aykırı düşen ilminle ahkam kesmeye kalkışmayasın. Zikir namazdır, oruçtur, hacdır, zekattır deye manayı saptırmaya kalkışma. Yemin ederim yaptığın tahribatın hesabını veremezsin. Namaz kılmayan, ramazan orucunu tutmayan, hac farz olup da farizayı ifa etmeyen, dinen zengin olup da zekatını vermeyen hiç ehl-i zikir gördün mü ? Tevhidin dışına çıkanları örnek göstermeye kalkışma. Mecnunlar tevhidin ölçüsü değildir.

“Şeriatsız tarikat, tarikatsız marifet, marifetsiz hakikat olmaz” buyuruldu. Bu rahmet-i ilahiler kül olarak şeriattır. Yolunu şaşıranların günahlarında çarpık düşünen alimlerin de mesuliyetinin olduğu görülmüyor mu ? Aşırı ve kökten dincilerin bu halleri de senin eserindir. Göremiyor musun ? Başka ne bekliyordun ? Ekin ekersen, ekin biçersin ; arpa ekersen, arpa biçersin. Maksadım kimseyi horlamak ve küçümsemek değil. Emr-i Peygamberi olarak bu abd-i aciz vazifemin icabıdır, lutfen kabul et.

YUSUF
Admin

Mesaj Sayısı : 248
puan : 10502
Kayıt tarihi : 21/04/10
Yaş : 26
Nerden : ANKARA

http://galibi.postalboard.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz