GALİBİLİK
Galibi Tarikatı (Galibilik): Kadiri ve Rufai tarikatlarının birleşiminden doğan, Muhammedi Tasavvufun bir koludur. Peygamberinin getirdiği ahkam dan ayrılmadan, zamanın haramiyeti belli olanların dışında, medeniyet ve teknolojiyi Tasavvufi bir anlayış içerisinde dinin vazgeçilmezi kabul eden H.Galip Hasan Kuşçuoğlu'nun, Kuran ve Hakikatten ayrılmadan, Emri İlahiler ışığında, Asrın idrakı ile, Dini anlayış ve dünyayı görüşüne göre, 21.yüzyılda sistemleştirdiği; mezheb olarak Hanefi, meşrep olarak Alevi olan Muhammedi bir tarikattır.

EĞER FORUMUZA KAYITLI DEĞİLSENİZ KAYIT OL SEKMESİNE TIKLAYARAK 1 DAKİKA İÇİNDE KAYIT OLUN . FORUMUMUZDAN SINIRSIZ YARARLANMAK VE PAYLAŞIMLAR YAPABİLMEK İÇİN SİZLERİ BEKLİYORUZ . ÜYEYSENİZ GİRİŞ YAP SEKMESİNDE FORUMA GİREBİLİRSİNİZ .

İSLAMDA ŞART YOKTUR

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

İSLAMDA ŞART YOKTUR

Mesaj  YUSUF Bir Perş. Nis. 22, 2010 11:08 am

İslam’da şart yoktur. Allah’a inanıyorsanız Müslümansınız. İnanmıyorsanız
kendinize sorun. Acaba gerçektende namaz kıldığınız, oruç tuttuğunuz,
zekat verdiğiniz, hacca gittiğiniz ve kelime-i şahadet getirdiğiniz için
mi Müslümansınız ? Yani sizler bunları harfiyen yerine getirdiğiniz
için mi Müslümansınız ? Yoksa sadece Allah’a inandığınız için mi?

Aslında uygulamada doğru, fakat teoride yanlış olarak beynimize kazınmış
olan bu yanlış bilgi, belki önceleri, yani toplumların ayrı kabileler
halinde birbirinden habersiz olarak yaşadıkları zaman içerisinde pekte
dikkate alınacak ve üzerinde durulacak bir hata olarak gözümüze
çarpmamaktaydı. Fakat iletişimin yoğunlaştığı ve artık herkesin her
türlü bilgiye anında ulaştığı şu zaman diliminde, dini, herhangi bir
araştırmaya gereksinim duyulmadan yalnızca uygulamaya bakılarak da bu
hata anlaşılabilmektedir. Çünkü yaşadığımız (yahutta yaşamaya
çalıştığımız) dinin içerisinde o kadar eğreti duruyor ki.


Namaz kılmayana, oruç tutmayana, zekat vermeyene nasıl ki sen İslam
dininde değilsin, nasıl ki sen Müslüman değilsin diyemeyeceksek. Bu
ibadetleri de İslam’ın şartı gibi gösteremeyiz. Çünkü ‘’şart’’ kelime
manası olarak olmazsa olmaz anlamına gelir. Ve eğer İslam’ın 5 şartı
varsa bunları yapmayanları İslam dininin içinde kabul edemeyiz. Yani
eğer kişi bunları yaparak İslam’a giriyorsa demek ki yapmayanlar
İslam’da değildir manası çıkıyor.


Hepsini bir kenara bırakıp hem dinde zorlama yoktur deyip hem de İslam’a
‘’5 şart’’ koymak zaten kendi içinde çelişmekte ve bu şart meselesi
hep ayakta kalmaktadır. Çünkü dinin içinde oturacak bir yer
bulamamıştır.


Geçmişten günümüze, insanlar bu ibadetleri yaparken daha dikkatli
olsunlar, emri ilahiye’ye uygun yaşasınlar diye onları bu ibadetlere
teşvik etmek amaçlı İslam’a 5 şart konulmuş. Evet konulmuştur diyorum
çünkü Allahın veya Peygamberin böyle bir emri yada buyruğu
bulunmamaktadır. Tam aksine Kur’an da ve Peygamberimizin hadislerinde
‘’La ilahe illallah’’ diyenlerin Müslüman oldukları belirtilmiştir.
Peygamberimiz veda hutbesinde


"İnsanlar Lâ ilahe illallah deyinceye kadar onlarla cihat etmek üzere
emrolundum. Onlar bunu söyledikleri zaman kanlarını ve mallarını korumuş
olurlar. Hesapları ise Allah'a aittir.’’


"BEDEVİLER: İNANDIK, DEDİLER. DE Kİ: SİZ İMAN ETMEDİNİZ, AMMA İSLÂM
OLDUK, DEYİN. HENÜZ İMAN KALPLERİNİZE YERLEŞMEDİ. EĞER ALLAH'A VE
ELÇİSİNE İTAAT EDERSENİZ ALLAH İŞLERİNİZDEN HİÇBİR ŞEYİ EKSİLTMEZ. ÇÜNKÜ
ALLAH ÇOK BAĞIŞLAYAN, ÇOK ESİRGEYENDİR" (Hucurat Suresi, 14)


Allah açıkça iman ile İslam’ı ayırıyor. İnandık demek Müslüman olmak
için yeterli fakat iman için yeterli değil.

YUSUF
Admin

Mesaj Sayısı : 248
puan : 10502
Kayıt tarihi : 21/04/10
Yaş : 26
Nerden : ANKARA

http://galibi.postalboard.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

İslâmın Şartı Beş Değil Birdir, O da Lâ İlâhe illallahtır

Mesaj  By_Carpe_Diem Bir Perş. Nis. 22, 2010 4:57 pm

Galib Efendi’nin yukarıdaki ifadeleri dikkatlice incelendiğinde Lâ ilâhe illallah bir anahtar cümledir. Hangi şart altında olursa olsun, bunu söyleyen herkes müslümandır. Galib Efendi; “Bedevîler dedi ki, biz iman ettik. De ki, siz îman etmediniz. Ve lâkin deyiniz ki, biz islama girdik. Ve henüz iman sizin kalplerinizin içine girmiş değildir. Ve eğer Allah’a ve Rasûlüne itaat ederseniz sizin amellerinizden hiç bir şeyi sizin için noksan kılmaz. Şüphe yok ki Allah Teala Gafurdur, Rahimdir.”[94] âyetinden hareketle bu sonuca varmıştır. Bu ayette de açıkça bildirildiğine göre, müslüm ayrı mümin ayrı ayrı kavramlardır. Müslüman kelime-yi tevhidi söyleyen kişidir. Kelime-i tevhidi söyleyen kişi, dine ilk adımı atmıştır. Nüve olarak iman ekli olmuştur. Bu kişi artık müslümandır. Böyle bir kimseye kafir kimse diyemez. Seyir başlamış ve bu seyrin ilk ve en önemli basamağı geçilmiştir. Bu seyrin devam edilebilmesi için, dinin diğer kuralları da yaşanmalıdır.

Hazret-i Muhammed’e (s.t.a.v.)’e gelen şeriat içindeki; “namaz, oruç, hac, zekat islâmın şartlarından değildir. İslâmın şartı birdir o da; Allah’tan başka ilah yoktur.” Bu cümleyi söyleyen kişi müslüman olmuştur. Müminlik sıfatının tecelli etmesi için de rahmet-ilahi olan bu ibadetleri yerine getirmelidir. Kul Allah’ın mümin isminde kendisini görünceye kadar şeriatın getirdiklerine uymalıdır. Galib Efendi namaz, oruç, hac, zekât ve diğer ibâdetleri yerine getirmenin faydalarını, din içindeki konumunu ve la ilahe illallah dediği halde bu ibadetleri yerine getiremeyen kişileri sadece bu davranışlarından dolayı tekfir etmenin sakıncalarını şöyle ifade etmiştir:

“Bunlar îmanla yükümlü mümin kullarına ihyâ olmaları için rahmet hazînesinden bahşettiği, lütuf, ihsan ve emr-i ilâhîdir. İslamın şartından değildir. Allah’tan başka ilâh yoktur, illâ Allah vardır, diyen beşer ölçüsüne göre ki, Peygamberimiz Efendimizin de bildirisi bu vecihledir müslimdir. Her çocuk dünyâya İslâm fıtratı üzere gelir. Terbiyeye muhtaçtır; terbiyecisi ne ise öyle yapar. Çocuklar buluğa erene kadar teklifâta tâbi değildir. Kişi Allah’ı biliyorsa müslümdür. Dünyâda ve âhirete gidişinde o kişiye İslâmî prensipler uygulanır. Namaz kılmayana, müslim değildir diyemezsin. İnkar ediyor ise küfürdedir. Âyet-i celîleyi tekrar ediyorum: Habibîm, o bedevîlere söyle: Îman ettik demesinler, İslâma girdik desinler. Rahmet-i ilâhîyi kısıtlamaya kimsenin hakkı yok. Şunu iyi bilesin ki, Allah kulunu rahmetinden yarattı.

İslâm’ın şartı diye ne âyet vardır, ne de hadîs-i şerif vardır. Millet olarak bu yanlış tutumumuzla müslüman kardeşlerimize cehâletimizden kâfir demekle, cihat yapıyoruz zannettik. Ehl-i kitaptan Allah’a îman edenlere de; müslim diyemedik. Nedenini İslâm’ın şartında aradık. Kendi ölçülerimize göre değerlendirdik. İnanan Ehl-i kitâb’a da, gayr-i müslim, kâfir, gavur dememizin nedeni yanlış aktarılan, İslâm’ın şartı bilgisizliğinden kaynaklanıyor. Allah’ın işine karıştık. Dîn-i İslâm’ı Allah’a öğretmeye kalkıştık. Bütün idârecilerimize küfür isnat etmemizin de tek nedeni bu şarttan zuhur ediyor. Savm, salat, hac, zekat İslâm’ın şartlarından olmayıp, Allah-u Teala ve Tekaddes Hazretleri’nin kullarına ikram ettiği, ihsan ettiği rahmet ve emr-i ilâhîdir. Şartın anlamı başkadır; îmanın altı şartının olduğu gibi.”[[b]

By_Carpe_Diem

Mesaj Sayısı : 35
puan : 9911
Kayıt tarihi : 21/04/10
Nerden : ANKARA

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz