GALİBİLİK
Galibi Tarikatı (Galibilik): Kadiri ve Rufai tarikatlarının birleşiminden doğan, Muhammedi Tasavvufun bir koludur. Peygamberinin getirdiği ahkam dan ayrılmadan, zamanın haramiyeti belli olanların dışında, medeniyet ve teknolojiyi Tasavvufi bir anlayış içerisinde dinin vazgeçilmezi kabul eden H.Galip Hasan Kuşçuoğlu'nun, Kuran ve Hakikatten ayrılmadan, Emri İlahiler ışığında, Asrın idrakı ile, Dini anlayış ve dünyayı görüşüne göre, 21.yüzyılda sistemleştirdiği; mezheb olarak Hanefi, meşrep olarak Alevi olan Muhammedi bir tarikattır.

EĞER FORUMUZA KAYITLI DEĞİLSENİZ KAYIT OL SEKMESİNE TIKLAYARAK 1 DAKİKA İÇİNDE KAYIT OLUN . FORUMUMUZDAN SINIRSIZ YARARLANMAK VE PAYLAŞIMLAR YAPABİLMEK İÇİN SİZLERİ BEKLİYORUZ . ÜYEYSENİZ GİRİŞ YAP SEKMESİNDE FORUMA GİREBİLİRSİNİZ .

GERÇEKLERE NEDEN KARŞI OLDULAR ?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

GERÇEKLERE NEDEN KARŞI OLDULAR ?

Mesaj  YUSUF Bir Ptsi Mayıs 24, 2010 2:25 pm

GERÇEKLERE NEDEN KARŞI OLDULAR ?
Kuran-ı Azimü’ş-şan’da zikir hakkında Hazret-i ALLAH’ın buyurduğu ayet-i kerimelerin manaları bariz, açık, çok surelerde mevcut olduğu halde, ilm-i zahirin her an tenezzülen zuhuru görülen tecelliyat-ı ilahiyi ölçtüğünü zanneden, yanıldığını bilmediğinden nazargahı ilahi, sırrı ilahi olan gönlü önemsemeden hazreti insanı yalnız ve yalnız maddeden ibaretmiş gibi gören akılla anlaşıp naklin gerçeğine uyamayan ilmin irfaniyyetini ve mana ariflerini tarih boyu dışlayan şeriatı muhammediyeyi içinden çıkılmaz hale getirip çok fırkalara ayrılmasına sebeb olan aklın ürettiği fizikten öteye yol bulamayan bilge kişiler (sesini duyuramayan pek azını tenzih ederim .)manayı dışlıyan bu halinin mahsulü elbette gerçeklere karşı “biliyorum” edası ile tavır takınan, tasavvuf ve irfaniyyet yoksunu mana mahrumu kişiler islamın irfaniyyet yönünü pek kavrıyamamış hazreti ALLAHın dini islamı kelamı kadimde beyanı ve bütün alemde fi-ili sıfatlarının tenezzülen zuhur ettiği bir gerçek iken imanla şumullü olan emri ilahiyeyi islamın şartı gibi yalnız savmu ,salat,haccu ,zekat , kelime-i şahadet emri ilahisini islamın şartı olarak beyan etmeleri bu emri ilahilere her ne sebebden olur ise olsun tabi olan hazreti ALLAHın bildirisinin dışında şarta tabi tutulan kaza zedeleri islamın umumi manasından tecrit ederek adem safiyullahtan kıyamete kadar devam edecek olan dini islamı beş şart ile bitiriveren avvamın bu ibadetlerle yetinmesinin bütün iman yönünü hallettiğinin inancı ile yetinen zümreler çoğunlukta olduklarından islamın beş şartını esas kabul eden geniş bir kitle kendiliğinden oluştu ?

Şeriatın manevi yönünü, tarikati, marifeti ve hakikati neden kabul edemiyorlar ? Bu sorunun cevabını aradım, aradım, gördüm buldum, yaşadım. Kabul edenlerle yaşıyoruz, elhamdülillah. Kur’an’ı yaşıyoruz. Hazret-i Muhammed Mustafa ( s.a.v. ) Efendimiz vasıtasıyla bizlere lutfedilen şeriat-ı garrayı yaşıyoruz. Veraset taşıyan evliyaullahın Hak rızası için tertib-i ilahi olduğunu Rabbımın na-mütenahi rahmetinin sebeplerde zuhurunu gene Rabbımın rahmet sıfatı ile gördük, noksansız. Ve acebasız yaşamaya bütün gücümüzle çalışıyoruz elhamdülillah!..

Hayat boyu gördümki !.insan olmaya namzet beniğ adem iyi bildiğinin alimi !.. bilemediği ilimin cahilidir ..

Tasavvuf; dinin manası ve özüdür, ariflik ve irfaniyettir, salikinde bariz zuhuru görülen ehli zikirdir. kemali aşkı ilahidir. yeryüzünde halifemi yaratıcağım hitabının tecelli ve zuhur merci-i ,tevhit dininin manası ve aslı

İlmi ledünninin giriş kapusudur!..ricali kaybın mana ünüversitesi salikının hazırlandırıldığı yerdir!...cümlesinin ismi yol ehlidir ,arabca tarik cemi tarikattır

Mana hazreti ALLAHın yedinde olup zahirde öğretmenleri peygamberlerimiz efendilerimiz dir ve kıyamete kadar yer yüyüzünde eksik olmayan ALLAHın tertip ve tanzim eylediği nedimi ilahi ,varüsül Nebiy mürşitler bu yolun öğretmenleridir !...

Bu yönlü mana tedrisatından mahrum olanlar mana yolunun inkarcılarıdır bu zümreyi tanımak zor değildir mana yoksunluğu alametlerini isteselerde ehlinden gizliyemezler çünkü maddeden öteye manaya yol bulamadıklarından (settarel uyup ) ki ğizleme sıfatı rahmeti ilahiye üzerlerinden kaldırılmıştır manayı inkar ederler bu tavurları o zümre için normaldir ilmel yakından öteye yolu olmayan bilge kişilerin her devirde tasvip edenleri çoğunluktadır ALLAH emeklerini zayi etmesin amin !...

İşin aslını anlatıyorum. sonsuz olan rahmeti ilahiyeye affu mağfiret deryasında peygamber efendilerimizde fikir yürütemezler bu rahmeti ilahi üzerinde gizli ilahlık iddi-a edercesine fikir oynatanlar bu türlü şirke düşmüşlerdir gizli değildir umumun inancında ve muamelatında açık vasıtasız görürsün görürsün cennet ve cehenneme liste ayarlayan zalım bilgeleri bu zümreye gerçeği kabul ettiremezsin salaklıgında haddı ve hududu vardır nefsine insaf et dünya bir daha eline geçmez leal karnasyon olacak deye nefsini avutma islamiyette olmadığı gibi hazreti ALLAHın sıfatlarınada uygun değildir düşünmek küfürdür iyi bilesin !...

Amentü’nün ihtiva ettiği altı şarta şeksiz ve şüphesiz inandık, iman ettik. Mutasavvıfinin beyan ettiği imanın şubelerini de zamana göre nefsimizde tatbikine gayret ediyor, asr-ı saadetteki bahtiyarların yaşantılarını örnek alarak zamanın zuhuratına göre yaşamaya çalışıyor ve yaşıyoruz, elhamdülillah. Hazret-i ALLAH kullarını ihya etmek için ne halk etmiş ise kıyamete kadar devam edecektir, rahmetini geri aldığı görülmemiştir. Nasibi olan, iradesini rıza-i Bari’ye uygun yaşayabilen Mevla’sını bulur.



Şunu kesinkes iyi bilesin ki, aklı din edinip nakle yaklaşmayanların kendi ürettikleri prensiplerle Kur’an’ın ve Hazret-i Resulullah’ın getirdiği şeriatı idrake ve yaşamaya müsait olmadıklarını, her devirde akılcı ve nakilcinin arasındaki farkı görmek mümkündür. İnsanlar emri ilahiyeye uygun say-i gayretleri ile cehaletten kurtuldukça görecekler ki, her devrin kendine özgü kemalatı ve cehaleti vardır. Kemalattan rahmet, cehaletten zulmet ve melanet çıkar.seçme hakkı kulun ilim ve iradesine bırakılmıştır seçmeyi bil !...



Manevi yaşantı ile ( Biz arza nice ayetler indirdik ) hitabının zuhuru daha açık görülecektir. ( Ey insan, bu arzı ben yarattım sen tanzim edeceksin ) hitab-ı ilahisi düşünce ve hareketlerimin ana kaynağı olarak, Rabbımın rahmeti ile, teknolojiye ve medeniyete, ALLAH’ın yasaklamadığı güzelliklere karşı hayran olduğum gibi, ALLAH’ın yarattığı her şeye, her güzelliğe karşı da hayranım. Kimseyi hakir görmeme duygusunun abd-i acizde Rabbımın rahmetinden zuhurunu görmekle Rabbıma hamd ederim. Kur’an-ı Azimü’ş-şan’daki zikir ayetlerini gördüğüm kadarı ile belirterek, anlamını bildiğim kadarı ile yazmaya çalışacağım.

Kütüb-i sittede mevcut zikrullah hakkındaki hadis-i şerifleri yazmak istediğim kitapçığa sığdırmak imkansız olup yalnız, Kur’an’daki ayetlerle yetinip, lüzumuna binaen Kur’an’a paralel olarak Peygamber Efendimizin mübarek sözlerini az da olsa yeri geldikçe belirtmekte faide umarak bu yönlü inananların duygularını nurlandıracak, iman zafiyetinden kurtulmaya çaba göstermeyenlere daha dikkatli olmalarını, “gayretullaha dokunurum” korkusunun çekingenliğini verebilirsem mutlu olurum!.
avatar
YUSUF
Admin

Mesaj Sayısı : 248
puan : 11714
Kayıt tarihi : 21/04/10
Yaş : 27
Nerden : ANKARA

http://galibi.postalboard.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz