GALİBİLİK
Galibi Tarikatı (Galibilik): Kadiri ve Rufai tarikatlarının birleşiminden doğan, Muhammedi Tasavvufun bir koludur. Peygamberinin getirdiği ahkam dan ayrılmadan, zamanın haramiyeti belli olanların dışında, medeniyet ve teknolojiyi Tasavvufi bir anlayış içerisinde dinin vazgeçilmezi kabul eden H.Galip Hasan Kuşçuoğlu'nun, Kuran ve Hakikatten ayrılmadan, Emri İlahiler ışığında, Asrın idrakı ile, Dini anlayış ve dünyayı görüşüne göre, 21.yüzyılda sistemleştirdiği; mezheb olarak Hanefi, meşrep olarak Alevi olan Muhammedi bir tarikattır.

EĞER FORUMUZA KAYITLI DEĞİLSENİZ KAYIT OL SEKMESİNE TIKLAYARAK 1 DAKİKA İÇİNDE KAYIT OLUN . FORUMUMUZDAN SINIRSIZ YARARLANMAK VE PAYLAŞIMLAR YAPABİLMEK İÇİN SİZLERİ BEKLİYORUZ . ÜYEYSENİZ GİRİŞ YAP SEKMESİNDE FORUMA GİREBİLİRSİNİZ .

''İnsan bildiğinin alimi, bilmediğinin cahilidir"

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

''İnsan bildiğinin alimi, bilmediğinin cahilidir"

Mesaj  Üzeyir Bir Ptsi Ekim 11, 2010 10:00 pm



"Bütün ibadetlere ve taatlara Hazret-i ALLAH zikir buyurdu. Çünkü her ibadet ve taat esmalarla bezenmiştir. Başkaca ehl-i zikrin, icraatına tabi olduğu şeriatına, ALLAH’ın tertip ve tanzimine harfiyyen riayetini küçümseyerek, onların tertemiz yaşantılarını küfür gibi görüp, toplum içerisinden İslam’ı gerçek anlamda yaşamaya çalışan, hikmetli ve kemalatlı ALLAH’ın sadık kullarını hiç bir manevi ilme sahip olmadan, nefislerinin ürettiği bilgiden başka manevi sermayesi olmadan ehl-i hakiykatı toplumdan soyutlamaya çalışanlar ve insan haklarından devamlı bahseden amma ALLAH’ın kullarına Rabbımın isimlerini ehl-i aşkın ne toplu, ne de ferdi zikirlerini kabul edemeyip, Kur’an-ı Azimü’ş-şan’da ve asr-ı saadette -bütün semavi dinlerki islamiyettir-bu türlü zikir ayinleri mevcut olduğu halde, “böyle bir şey yoktur” diye erbab-ı zikri İslam’ın dışında göstermeye çalışan zalımların hikmet karşısında bocaladıklarını her an görmek mümkündür.
Dünyada bu türlü hikmetten habersiz, asr-ı saadetteki marifetullahtan habersiz, ehl-i aşkın aşkından habersiz, emr-i ilahinin manevi tertibinden habersiz, Peygamber efendilerimizin beşeri yönünü çok güzel bilir ve anlatırlar amma manevi yaşantılarından habersiz...O bakımdan varisü’l-enbiya, nedim-i ilahi olan ezel-i ervahda ALLAH’ın tertibi, Kur’anı Kerim’de açık beyan ettiği evliyayı da kabul edemezler amma hakikatleri dışlayarak
inkara cüret ettiklerini makul gösteren nasıl bir ilim, nasıl bir alimdir?. Bir hadis-i şerifte beyan edildiği gibi "insan bildiğinin alimi, bilmediğinin cahilidir" buyuruldu. “Gerçekleri ancak ben bilirim” diyorsun hayret.? Din-i İslamı manası ve maddesi ile kabul eden gerçek ulemayı bu türlü ithamlardan tenzih ederim.
Buna benzer ayet-i kerimelerde Hazret-i ALLAH’ın isimlerinin hangisini telaffuz ederseniz hepsi güzeldir.
İhtiva ettiği mana ve anlamını tefekkür etmek ve yaşamak az çok umumun ittifak ettiği akıl ve mantığın ölçüsüne uygun düştüğünden buraya kadar anlaşabiliyoruz.
Anlamak için hiç gayret göstermediğin, yaratanından da istemeyi mevcut imanınla bağdaştıramadığın metafizik hikmet ve rahmet-i ilahiyi duymak dahi zatını çileden çıkarmaya yeterli olurken, nasibin olmayan yalnız ehl-i aşkın zevki ve gıdası olan hikmeti anlayamazsın."
avatar
Üzeyir

Mesaj Sayısı : 32
puan : 11179
Kayıt tarihi : 21/04/10
Yaş : 32
Nerden : Ankara

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz